jeoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jeoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2012 Salı

Kayma Teorisi

Kayma Teorisi
Jeolojik çağlar içinde kıtaların, birbirlerine ve okyanus havzalarına göre girmiş olduğu büyük ölçekli yatay hareketlere denir.
Günümüzdeki kıtaların, büyük taşküre (litosfer) levhalarının sürüklenerek yer değiştirmesi sonucunda ortaya çıktığına ilişkin ilk düşünceler daha 18.yüzyılın sonlarında ortaya atıldı. Güney Amerika'nın doğusundaki çıkıntının Afrika'nın batı kıyılarındaki girintiye tam oturduğuna dikkati çeken Alman doğa bilimci Alexander von Humboldt, 1800 dolayında Atlas Okyanusunun iki yakasının çok önceleri bitişik olduğu savını geliştirdi. Bundan 50 yıl kadar sonra Fransız bilimadamı Antonio Snider, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki kömür yataklarında belirlenen benzer bitki fosillerinin Humboldt'un bu varsayımını doğrula-dığını, aksi halde bu benzerliği açıklamanın başka yolu olmadığını ileri sürdü.1908'de ABD'li Frank B. Taylor, dünyadaki bazı sıradağların oluşumunu, kıtaların çarpışması düşüncesine dayalı olarak açıklamaya çalıştı.

JEOLOJİDE UZAKTAN ALGILAMA YÖNTEMLERİ

JEOLOJİDE UZAKTAN ALGILAMA YÖNTEMLERİ
               
         Uzaktan Algılama; yeryüzünden belirli uzaklıklara, atmosfer ya da uzaya yerleştirilen platformlara monte edilmiş ölçüm aletleriyle yeryüzünün doğal ve yapay objeleri konusunda bilgi alma ve değerlendirme tekniği olarak açıklanabilir. Bu açıklamada; objelere fiziksel değinimde bulunmaksızın herhangi bir uzaklıktan yapılan ölçümlerle objeler hakkında bilgi edinebildiği anlaşılmaktadır. 
             Doğal öğelerin türlerinin belirlenmesi ve dağılımlarının haritalamasında en başarılı teknik Uzaktan Algılama Tekniğidir. Cisimler doku ve konum özelliklerine göre güneş ışınlarını değişik dalga boylarında yansıtırlar yada absorbe ederler. Özel platformlarla (uydu,uçak)taşınabilen algılama düzenekleri ile yansıyan ışınlar algılanabilmektedirler. Bu yolla elde edilen verilerin bilgisayar ortamında değerlendirilmesi ile istenilen alan içerisindeki doğal öğelerin yerleri haritalanabilmektedir.
        Yer kaynaklarının araştırılması ve haritacılık için önemli bir uydu da Avrupa Uzay Ajansı(ESA) tarafından 1985 yılında uzaya gönderilen Spot uydusudur.Yeryüzü koşullarına göre çok daha ucuza mal olmanın yanında bazen yerden görünmeyen yapısal özellikleri uzaydan görmek çok daha kolay olmaktadır. Ayrıca yer çalışması yapılamayan alanlar için çok önemli bir bilgi kaynağıdır.
            Ek olarak,jeolojik haritalama ve araziye gitmeden arazi analizi,jeolojik birimleri haritalamada,sel baskınlarını haritalamada,buz tipi,yoğunluğu ve buz kütlelerinin hareketlerini,okyanus özellikleri,okyanus rengi ve birikintilerin yoğunluğu,petrol sızıntılarının tesbiti,kayaç tabakalarının uydular sayesinde görüntülenmesi gibi jeolojik uygulamalarda uzaktan algılama ile incelenir ,yorumlanır.Jeolojideki uygulamalara şöyle örnekler verebiliriz: