Kuşlar nasıl uçar?
Kuşlar havada kalmak için kanat çırpar. Bazı kuşlar ise hava
akımlarından yararlanarak kanat çırpmadan, süzülerek uçar. Uçmaya
hazırlanan bir kuşun ilk yaptığı şey vücudunu alçaltarak, bacaklarını
bükmek ve kanatlarını açmaktır. Sonra bacaklarını düzleştirerek havaya
sıçrar. Hemen kanatlarını çırpmaya başlar. Kuşlar, havalanınca yükselmek
için kanatlarını aşağı doğru çırpar. Kanat lekeleri aralarından hava
geçmesine engel olacak şekilde sıkıca birarada tutar.
Kuşların en önemli duyusu nedir?
Bir kuşun en önemli duyusu görmedir. Kuşların çoğunda koklama duyusu
çok zayıftır. Atmacada olduğu gibi, bazı kuşlarda gözler, insan gözünden
on kez daha keskindir. Atmacalar avcıdır, gözleri başlarının önündedir.
Bu nedenle başlarını çevirmeden avlarını gözleyebilirler.
9 Mayıs 2012 Çarşamba
Franz Kafka – Labirent İçindeki İnsan
“Labirent İçindeki İnsan”
Avusturyalı yazar, roman ve öykülerinde insanın adı bilinmeyen,
içyüzü anlaşılmayan güçlere teslim olmasını işlemektedir. Max Brod
Kafka’nın son arzusuna karşı gelerek yapıtlarını ölümünden sonra
yayınlanmak suretiyle Kafka’nın dünya çapında ünlenmesini sağladı.Kafka Alman asıllı Yahudi bir tüccarın en büyük oğlu olarak Prag’da dünyaya geldi. Öğrencilik yıllarında bile içine kapanık olan bu çocuğun yaşamında yazı yazmasının özel bir yeri vardı.
Necip Fazıl Kısakürek kimdir?
Necip Fazıl Kısakürek (d.26 Mayıs 1904, İstanbul – ö.25 Mayıs 1983, İstanbul), Türk şair, romancı, hikâyeci, piyes yazarı ve fikir adamıdır.
Necip Fazıl Kısakürek (NFK)yazdığı “Kaldırımlar” adlı şiir çok beğenildiği için ona bu şiirine ithafen “Kaldırımlar Şairi” denmektedir Kayıtlı bir şecereyle, Alaüddevle devrinin Şeyhülislamı Mevlâna Bektut’a dayanan ve Dulkadiroğulları’na bağlı “Kısakürekler” soyuna mensuptur. Necip Fazıl’ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş’taki konağında geçti. İlk ve ortaöğrenimini Amerikan Koleji ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi’nde (Askerî Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı.
Can Yücel kimdir – Hayatı Ve Eserleri
Kadınlar doğurdular beni bağıra bağıra
Gine kadınlar öldürecekler beni aşktan
Bağırta bağırta…
CAN YÜCEL
Bağırta bağırta…
CAN YÜCEL
İslamiyet Öncesi Türk Devletleri
Oğuzlar
Türk milletinin, her devirde en büyük bölümünü oluşturan Oğuzlar, siyaset ve medeniyet sahasında da en büyük rolü oynamışlardır. İslâmiyet’ten önce Göktürk devletini kuranlar Oğuz soyundan olduğu gibi İslâmiyet’ten sonra, Selçuklu, Harzemşahlar, Osmanlı, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safeviler gibi pek çok Türk devleti de yine Oğuz’dur. Oğuz adı, kabile, boy manası da bulunan ok sözünden eski Türkçede çoğul eki olan z ekiyle türetilmiştir. Oklar, boylar anlamını taşımaktadır. Nitekim Oğuzlar, 24 boy hâlinde yaşamaktaydılar ve bu boy yapılarını her gittikleri yere taşımışlardır.
Peçenekleri önlerine katarak, doğu Avrupa’ya yönelen Oğuzlar, kalabalık Oğuz kütlelerinin bir kısmını oluşturmaktadır. Bunlar kaynaklarda Uz veya Guz şeklinde adlandırılmışlardır. Ruslar ise bunlara doğrudan Türk adını vermişlerdir. Peçeneklerin ardından ileri hareketlerine devam eden Uzların büyük bir kısmı 1064 yılında Tuna’yı geçerek Balkanlara geçtikleri hâlde, diğer bir kısmı da bugünkü Ukrayna’nın güneyinde yerleşmişlerdir. Bunlardan bir kısmı Karakalpak adıyla bilinecektir .
XI. yüzyıl ortalarında Balkanlarda yurt tutan Uz topluluklarının bir bölümü Vardar ovasındaki başka Türk unsurlarla karışarak, buranın tam bir Türk yurdu olmasını sağlamışlardır. Uzlar’ın kalan kısmı Dobruca’da yerleşerek, bugünkü Gagauzlar’ın temelini oluşturmuşlardır.
Türk milletinin, her devirde en büyük bölümünü oluşturan Oğuzlar, siyaset ve medeniyet sahasında da en büyük rolü oynamışlardır. İslâmiyet’ten önce Göktürk devletini kuranlar Oğuz soyundan olduğu gibi İslâmiyet’ten sonra, Selçuklu, Harzemşahlar, Osmanlı, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safeviler gibi pek çok Türk devleti de yine Oğuz’dur. Oğuz adı, kabile, boy manası da bulunan ok sözünden eski Türkçede çoğul eki olan z ekiyle türetilmiştir. Oklar, boylar anlamını taşımaktadır. Nitekim Oğuzlar, 24 boy hâlinde yaşamaktaydılar ve bu boy yapılarını her gittikleri yere taşımışlardır.
Peçenekleri önlerine katarak, doğu Avrupa’ya yönelen Oğuzlar, kalabalık Oğuz kütlelerinin bir kısmını oluşturmaktadır. Bunlar kaynaklarda Uz veya Guz şeklinde adlandırılmışlardır. Ruslar ise bunlara doğrudan Türk adını vermişlerdir. Peçeneklerin ardından ileri hareketlerine devam eden Uzların büyük bir kısmı 1064 yılında Tuna’yı geçerek Balkanlara geçtikleri hâlde, diğer bir kısmı da bugünkü Ukrayna’nın güneyinde yerleşmişlerdir. Bunlardan bir kısmı Karakalpak adıyla bilinecektir .
XI. yüzyıl ortalarında Balkanlarda yurt tutan Uz topluluklarının bir bölümü Vardar ovasındaki başka Türk unsurlarla karışarak, buranın tam bir Türk yurdu olmasını sağlamışlardır. Uzlar’ın kalan kısmı Dobruca’da yerleşerek, bugünkü Gagauzlar’ın temelini oluşturmuşlardır.
Etiketler:
devlet,
İslamiyet Öncesi Türk Devletleri,
Tarih
Eskimolar ve Eskimoların Evleri
Eskimolar Evlerini Nasıl Yaparlar?
Eskimolar adına igloo denen buzdan evler yaparlar. Bu evlerin yalıtımı çok önemlidir. Ana yapıyı oluşturan buz bloklarının arası karla sıvanarak tıkanır. İyi bir igloonun kapısı da yer üstünde olmaz. İçeri girip çıkarken kapının açılıp kapanması, içerdeki sıcak havanın dışarı kaçmasına soğuk havanın içeri dolmasına neden olur. Bundan dolayı buzdan bir ev yapılırken önce geçici bir kapı yapılır ve evden içeri girilir. Asıl kapı evin altındaki kar kazılarak yeraltından geçirilen kapıdır. Bu sayede buz evin yalıtımı tamamlanır. Buzdan ev elbette ki bizim ölçülerimizde sıcacık değilse de, bu sayede oldukça elverişli bir ısıya gelir.
Eskimolar Evlerini Nasıl Isıtırlar?
Eskimoların evleri küçücüktür ama sıcacıktır. Bembeyaz büyük bir kutu gibi gözükür.
Eskimoların evleri sanıldığı aksine içleri 10 derecedir ve giysilerinizi kurutabilirsiniz ve sandığınızdan oldukça geniştir içerde yağla çalışan gaz lambası kullanılır ve bununla yemek pişirilir, hayvan postlarından oluşmuş oturma yeri vardır, içeri bir tünelden girilir ve igloo yerden derindedir bundan dolayı içerde iki büklüm kalmazsınız
İngilizce “Eskimo evi”. “iglu” diye okunur. Kardan buzdan oyulur.
Eskimolar adına igloo denen buzdan evler yaparlar. Bu evlerin yalıtımı çok önemlidir. Ana yapıyı oluşturan buz bloklarının arası karla sıvanarak tıkanır. İyi bir igloonun kapısı da yer üstünde olmaz. İçeri girip çıkarken kapının açılıp kapanması, içerdeki sıcak havanın dışarı kaçmasına soğuk havanın içeri dolmasına neden olur. Bundan dolayı buzdan bir ev yapılırken önce geçici bir kapı yapılır ve evden içeri girilir. Asıl kapı evin altındaki kar kazılarak yeraltından geçirilen kapıdır. Bu sayede buz evin yalıtımı tamamlanır. Buzdan ev elbette ki bizim ölçülerimizde sıcacık değilse de, bu sayede oldukça elverişli bir ısıya gelir.
Eskimolar Evlerini Nasıl Isıtırlar?
Eskimoların evleri küçücüktür ama sıcacıktır. Bembeyaz büyük bir kutu gibi gözükür.
Eskimoların evleri sanıldığı aksine içleri 10 derecedir ve giysilerinizi kurutabilirsiniz ve sandığınızdan oldukça geniştir içerde yağla çalışan gaz lambası kullanılır ve bununla yemek pişirilir, hayvan postlarından oluşmuş oturma yeri vardır, içeri bir tünelden girilir ve igloo yerden derindedir bundan dolayı içerde iki büklüm kalmazsınız
İngilizce “Eskimo evi”. “iglu” diye okunur. Kardan buzdan oyulur.
Akdeniz İkliminin Özellikleri Nedir?
Akdeniz iklimi,
yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen iklim türüdür.
Yağış rejimi düzensizdir. Doğal bitki örtüsü makidir. Maki yaz
kuraklığına dayanabilen, kısa bodur ağaççıklardan meydana gelen bir
bitki topluluğudur.
Türkiye’de Akdeniz iklimi esas karakterini Akdeniz Bölgesi’nde, Torosların denize bakan yamaçlarında 800-1000 metre yüksekliğe kadar olan alanlarda gösterir. Kıyı boyunca kuzeye gidildikçe karakterinde değişiklikler görülmekle birlikte, kıyılar ve içeriye doğru uzanan grabenler boyunca görülür. Marmara Bölgesi’nde ise Güney Marmara kıyıları ile Trakya’nın Marmara kıyılarında görülür.
Türkiye’de Akdeniz iklimi esas karakterini Akdeniz Bölgesi’nde, Torosların denize bakan yamaçlarında 800-1000 metre yüksekliğe kadar olan alanlarda gösterir. Kıyı boyunca kuzeye gidildikçe karakterinde değişiklikler görülmekle birlikte, kıyılar ve içeriye doğru uzanan grabenler boyunca görülür. Marmara Bölgesi’nde ise Güney Marmara kıyıları ile Trakya’nın Marmara kıyılarında görülür.
Etiketler:
akdeniz iklimi,
Akdeniz İkliminin Özellikleri nedir
Anadolu Nedir-Nasıl doğmuştur?
Türkiye’nin istanbul boğazı’yla
avrupa’dan ayrılan asya kıtasındaki topraklarına anadolu denir. hatta bu
bölgeye tarihte “küçük asya” dendiği de olmuştur. anadolu adı üzerine
çeşitli söylenceler var. anadolu’ya gelen ilk akıncıların yaşlı bir
kadına rastlaması en bilindik efsane. yaşlı kadın yorgun argın gelen
akıncılara ayran ikram eder. askerlerin her biri “ana dol” diye
ayranları bittikçe çanaklarını yaşlı kadına uzatırlar. kadın da elindeki
testiyle her birinin çanaklarını doldurur, ama ne hikmetse ayran hiç
bitmez.
Etiketler:
anadolu nasıl doğmuş,
anadolu nedir,
anadolu tarihi
5 Mayıs 2012 Cumartesi
Yağmur Neden ve Nasıl Yağar?
Aslında mekanizma basit. Güneş
ışığının etkisi ile yeryüzünden su buharlaşıyor, yani gaz haline
geçiyor. Bu durumda havadan hafif olduğundan atmosferde yükseliyor.
Yükseldikçe hava soğuyor ve hava basıncı azalıyor. Su buharı soğudukça
havadaki toz parçacıklarına tutunarak su damlası haline dönüşüyor ve
bunların milyonlarcası havada birleşerek gözümüze bulut olarak
görülüyorlar.
Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.
Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir bulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilebilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970 tarihinde Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.
Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.
Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir bulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilebilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970 tarihinde Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.
Etiketler:
yağmur,
yağmur nasıl oluşur,
Yağmur neden ve nasıl yağar
Haritacılığın Tarihi – Türk Haritacılığı
Tarihin yazı ile başladığı
düşünülürse, haritacılık mesleğinin tarihten de eski bir geçmişi olduğu
söylenebilir. Gerçekten, bulunan örnekler henüz yazı yazmayı öğrenme
düzeyine erişememiş ilkel toplumlarda harita çizebilme yeteneğinin
gelişmiş olduğunu kanıtlamaktadır. Büyük Okyanus’taki Marshall
adalarında yaşamış olan insanların yaptıkları deniz hantaları bu görüşü
kuwetlendirmektedir. Düz ve eğri birçok çubukların bir araya
getirilmesiyle yapılan bu haritada, düz çubuklar açık denizi, eğri
çubuklar da adalara yaklaşan dalga cephesini temsil etmektedir. Haritada
adalar istiridye kabuklarıyİa gösterilmiştir.
Hudson Körfezinde yaşayan, eğitimsiz, araç gereçten yoksun Eskimo’ların yaptıkları deniz hantaları, ait bulundukları yerlere çok büyük uyum göstermektedir. Belcher adalarının Eskimolar tarafından yapılmış haritasıyla bu bölgenin Admiralty haritası (Şekil 95) de örnek olarak verilmiştir.
Aztekler tarafından yapılan haritalar da ilk ve önemli örnekler arasındadır. Bu haritalar şekil ve resim kullanarak tarihi olayları canlandırrnaktadır.
Bilinen en eski harita örneği Babillilenn M.Ö. 2500 yıllarında yapmış oldukları haritalardır Mezopotamyada Babil kentinin yaklaşık 350 km kuzeyinde bulunan Ga Sur harabelenndeki kazılardan çıkartılan ve kil tablet üzerine kazınmış bu haritaların yapısı (Şekil 96) da gösterilmiştir. Haritada Fırat nehri ve kolları ile doğuda ve batıda uzanan dağlar yer almaktadır. Ayrıca hantanın doğusu, batısı ve kuzeyi gösterilmiştir. Bu kücük kil tablet Harvard Üniversitesi müzesinde bulunmaktadır. Bu örnekten başka. Babillilerin mermer üzerine çizilmiş kadastro planları da zamanın ileri fen bilgileriyle ortaya çıkarılmış değerli eserlerdir.
Hudson Körfezinde yaşayan, eğitimsiz, araç gereçten yoksun Eskimo’ların yaptıkları deniz hantaları, ait bulundukları yerlere çok büyük uyum göstermektedir. Belcher adalarının Eskimolar tarafından yapılmış haritasıyla bu bölgenin Admiralty haritası (Şekil 95) de örnek olarak verilmiştir.
Aztekler tarafından yapılan haritalar da ilk ve önemli örnekler arasındadır. Bu haritalar şekil ve resim kullanarak tarihi olayları canlandırrnaktadır.
Bilinen en eski harita örneği Babillilenn M.Ö. 2500 yıllarında yapmış oldukları haritalardır Mezopotamyada Babil kentinin yaklaşık 350 km kuzeyinde bulunan Ga Sur harabelenndeki kazılardan çıkartılan ve kil tablet üzerine kazınmış bu haritaların yapısı (Şekil 96) da gösterilmiştir. Haritada Fırat nehri ve kolları ile doğuda ve batıda uzanan dağlar yer almaktadır. Ayrıca hantanın doğusu, batısı ve kuzeyi gösterilmiştir. Bu kücük kil tablet Harvard Üniversitesi müzesinde bulunmaktadır. Bu örnekten başka. Babillilerin mermer üzerine çizilmiş kadastro planları da zamanın ileri fen bilgileriyle ortaya çıkarılmış değerli eserlerdir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)