türeyiş destanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türeyiş destanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2012 Pazar

Uygur Türeyiş Destanı


Uygur Türeyiş Destanı

Karakurum çaylarından sayılan iki nehir vardı.Bunlardan birine Tolga ve diğerine Selenga adı verilirdi.Bu nehirler akarak Kamlancu adlı bir yerde birleşirlerdi.Bu iki ırmağın arasında iki tane ağaç vardı.Bu ağaçlardan biri Fusuk ve diğeri de Farsların Naj dedikleri ağaca benziyordu.Kışın bile bunların yaprakları,servi gibi dökülmezdi.Meyvesinin tadı ve şekli ise,tıpkı Çam fıstığının tadına benzerdi.Öbür Ağaca da Tur (?) ağacı derlerdi.Bu iki ağaç da iki dağın arasında yetişerek büyümüştü.

Bir gün bu iki ağacın arasına,gökten bir ışık inmişti.Bunun üzerine,iki yanda ki dağlar yavaş yavaş büyümeye başladılar.Bu durmu gören halk ise hayretler içinde kalmıştı.İçlerinde büyük bir saygı duyarak.Uygurlar oraya doğru yaklaştılar.Tam yaklaştıkları bir sırada,kulakların çok tatlı ve güzel müzik nağmeleri gelmeye başladı.Her gece buraya bu ışık inmeye ve ışığın etrafında daotuz defa şimşek çakmağa başladı.Diğer bir gün de,aynı yerde ,ayrı ayrı kurulmuş beş tane çadır gördüler.Bunların herbirinde birer çocuk oturuyordu.Her çocuğun karşısında da,onları doyurmaya yetecek kadar süt dolu emzikler asılı idi.Çadırın tabanı da,baştan başa gümüşle döşenmişti.