Öncelikle Murphy Yasalarının Tarihçesi…
Tarihin çeşitli safhalarında dünyanın çeşitli cografyalarında ortaya
çıkan Murphy ailesinin fertleri tarafından konulmuş bu kanunların
geçmişi, milattan felan çok önce yaşamış olan ve “Altını olan kanunu koyar!”
şeklindeki kanunu ile tanınan I.Murphy’ye dayanır. I.Murphy ilk kanunu
koymak için çeşitli zorlu uğraşlar verdiysede henüz tarihin ilk
safhalarında yaşamış olduğundan çabaları boşa gitmiş ve altının
bulunmasını beklemek zorunda kalmıştır. Ömrünün sonuna doğru altının
bulunması ile rahatlayan I. Murphy kanununu koymuş ve günümüze kadar
gelecek bir özlü söz geleneğini başlatmıştır.
I.Murphy’nin ölümünden sonra oğlu II.Murphy babasının kanunlarını
yaygınlaştırmak istemişsede yazının henüz bulunmamış olmasından dolayı
Anadolu Medeniyetleri’ni beklemek zorunda kalmıştır. Çok uzun süren bu
bekleyiş sonrasında Anadolu’da kil tabletlerinin kullanılmaya
başlanmasıyla I.Murphy’nin kanunlarını yaygınlaştırmak ancak
VIII.Murphy’ye kısmet olmuştur. VIII. Murphy kanunu yaygınlaştırmak için
var gücü ile uğraşmışsada kil tabletlerinin ağırlığı başarısını
sınırlamıştır. Bel fıtığı olarak yatağa düşen VIII.Murphy’nin çektiği
acıları gören oğlu IX.Murphy aynı akibete uğramamak için evden
kaçmıştır. Yolda karşılaştığı bir göçebe topluluğu ile diyar diyar
gezerek bilgisini görgüsünü arttıran IX.Murphy, Truva şehrinde
karşılaştığı bir güzele tutularak oraya yerleşmeye karar vermiş ve
çoluğa çocuğa karışmıştır.