İSKENDERİYE FENERİ…
Bu büyük deniz
feneri daha sonra anakarayla birleşen Pharos Adası’nda İÖ.280
dolaylarında yapılmıştı. Yüksekliği konusunda anlatılanlar değişiktir;
Bazılarının söylediklerine bakılırsa 180 m idi. Tepesinde, İskenderiye
limanına giren gemilere yol gösteren bir ışık yanardı.Bu fener de
1375′te bir deprem sonucu yerle bir oldu.
İskenderiye’nin biraz açığında yer alan Pharos adası üzerinde yapılan
bu fener, kendi çağının en büyük yapısıydı. Bir depremle yıkılmış olan
fener, çok işlek bir limanda yer aldığı için zamanında bile birçok
kişinin bildiği bir yapıydı.
dünyanın yedi harikası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünyanın yedi harikası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Mayıs 2012 Cuma
Rodos Heykeli
RODOS HEYKELİ…
Güneş Tanrısı Helios’un tunçtan yapılma dev heykeliydi ve Rodos limanının ağzında bulunuyordu; Ama çoğu kez sanıldığı gibi heykelin bacakları arasından gemiler geçmiyordu. Heykel yaklaşık 32 m yüksekliğindeydi ve İÖ.304′teki başarısız Rodos kuşatmasından kalma tunç gereç ve silahların eritilmesiyle yapılmıştı. Rodos Heykeli, İÖ.280′den 255′e kadar, gemicilere karayı gösteren bir işaret görevi gördü ve daha sonra adayı sarsan bir deprem sonucu yıkıldı.
Rodosluların Rodos limanının girişine diktikleri bu heykel söylenenlere göre o kadar büyüktü ki, ayaklarının biri limanın bir girişine, diğeriyse diğer girişine basıyordu. Böylece limana girmek isteyen gemiler bu ayakların altından geçiyordu. Tanrı Zeus’u temsil eden bu bronz heykelin boyu 30 metreyi buluyordu. 224 yılında bir depremle yıkıldığı sanılan heykelin elindeki meşaleyi yakmak için ayaklarının içinden başlayan bir merdivenle yukarı kadar çıkılabiliyordu.
Güneş Tanrısı Helios’un tunçtan yapılma dev heykeliydi ve Rodos limanının ağzında bulunuyordu; Ama çoğu kez sanıldığı gibi heykelin bacakları arasından gemiler geçmiyordu. Heykel yaklaşık 32 m yüksekliğindeydi ve İÖ.304′teki başarısız Rodos kuşatmasından kalma tunç gereç ve silahların eritilmesiyle yapılmıştı. Rodos Heykeli, İÖ.280′den 255′e kadar, gemicilere karayı gösteren bir işaret görevi gördü ve daha sonra adayı sarsan bir deprem sonucu yıkıldı.
Rodosluların Rodos limanının girişine diktikleri bu heykel söylenenlere göre o kadar büyüktü ki, ayaklarının biri limanın bir girişine, diğeriyse diğer girişine basıyordu. Böylece limana girmek isteyen gemiler bu ayakların altından geçiyordu. Tanrı Zeus’u temsil eden bu bronz heykelin boyu 30 metreyi buluyordu. 224 yılında bir depremle yıkıldığı sanılan heykelin elindeki meşaleyi yakmak için ayaklarının içinden başlayan bir merdivenle yukarı kadar çıkılabiliyordu.
Etiketler:
dünyanın yedi harikası,
Genel Kültür,
Rodos Heykeli,
Tarih
Zeus Heykeli
ZEUS HEYKELİ…
Büyük Yunan
heykelcisi Phidias’ın Yunanistan’da, Olympia’daki Zeus Tapınağı için
yaptığı 12 mt.yüksekliğinde, görkemli bir heykeldi. Dev bir sandalyeye
oturmuş olan Zeus’ un başı tapınağın tavanına erişiyordu. Giysileri
altın, bedeni fildişi ve gözleri değerli taşlardandı. Söylenceye göre
Zeus bu yapıtı beğendiğini göstermek için gökten yıldırımlar
yağdırmıştı.Döneminin ünlü heykeltıraşı Phidias tarafından 453 yılında yapımı bitirilen heykel 12 metre yüksekliğindeydi. Tahtadan yapılan heykelin her tarafı değerli taşlarla süslüydü. Üzerine örtülen örtüsü sadece törenler sırasında açılıyordu.
Eski zamanlarda Yunanlılar’ın en büyük festivali, “Tanrıların Kralı Zeus” onuruna düzenlenen Olimpiyat Oyunlarıydı. Bugünkü Olimpiyat oyunlarına benzeyen bu müsabakalarda Anadolu, Suriye, Mısır, Yunanistan ve Sicilya’dan atletler yarışırlardı. Olimpiyatlar ilk kez M.Ö. 776′da başladı. Oyunlar 4 yılda bir düzenleniyordu ve Yunan şehir devletlerinin bütünlüğünü sağlamaya yardımcı oluyordu. Yunanlılar, Yunanistan’ın batı kıyısında Peloponnesus denen bölgedeki Olimpos’ta Zeus adına bir tapınak yaptırmışlardı. Kutsal oyunlar süresince, şehir devletleri arasındaki savaşlar kesiliyor ve oyunlar için Olimpos’a (Olympia) gidecekler için güvenli bir geçiş imkanı sağlanıyordu.
Etiketler:
anıt,
dünyanın yedi harikası,
yazıt,
zeus,
Zeus Heykeli
Artemis Tapınağı
ARTEMİS TAPINAĞI…
Tanrıça Artemis’in adına Efes’te yapılan tapınakların beşincisiydi. İÖ 3.yy’da yapılan bu tapınak, Efes’te iki yıl bulunmuş olan Aziz Paulus’un zamanında hâlâ duruyordu. Tapınağın içinde heykelci Phidias ve Paraksiteles’de aralarında olmak üzere,birçok Yunanlı sanatçının en yetkin yapıtları vardı.Tapınak İS.262′ de Gotlar’ın saldırısı sonucu yağmalanıp yıkıldı, sütunlarından kalan bazı parçalar Londra’da ki British Museum’dadır.
Kocası için bu muhteşem anıtı yaptıran Artemisia çok ilginç bir kişiliğe sahiptir. Herodotos’un Artemisia hakkında söylediklerine bir bakalım.
“Öbür kaptanları saymıyorum, saymanın yararı yok. Yalnız Artemisia’yı özellikle anlatmak istiyorum. Onun bir kadın olduğu halde Yunan seferine katılmış olmasını hayranlıkla karşılıyorum; kocası ölmüştü; oğlu küçüktü tyranlığı kendi yönetiyordu; girişken ruhu, erkekçe korkusuzluğu onu gereği olmadığı halde sefere katılmaya sürüklemişti. Adı Artemisia idi Lygdanis’in kızıydı; baba tarafından Halikarnassoslu ana tarafından Giritli’ydi. Halilarnassos’luların Kos’luların, Nisyros’luların ve Kolydnos’luların başına geçmişti. Beş gemi getirmişti ve bu donanma da Sidonlu gemicilerden sonra en ünlü gemiler onunkilerdi; bütün müttefikler içinde krala en iyi fikir veren oydu. Diğer kaptanların savaş istemelerine karşın Artemisia buna karşı çıkar ve gerekçeleri bildirir.
Tanrıça Artemis’in adına Efes’te yapılan tapınakların beşincisiydi. İÖ 3.yy’da yapılan bu tapınak, Efes’te iki yıl bulunmuş olan Aziz Paulus’un zamanında hâlâ duruyordu. Tapınağın içinde heykelci Phidias ve Paraksiteles’de aralarında olmak üzere,birçok Yunanlı sanatçının en yetkin yapıtları vardı.Tapınak İS.262′ de Gotlar’ın saldırısı sonucu yağmalanıp yıkıldı, sütunlarından kalan bazı parçalar Londra’da ki British Museum’dadır.
Kocası için bu muhteşem anıtı yaptıran Artemisia çok ilginç bir kişiliğe sahiptir. Herodotos’un Artemisia hakkında söylediklerine bir bakalım.
“Öbür kaptanları saymıyorum, saymanın yararı yok. Yalnız Artemisia’yı özellikle anlatmak istiyorum. Onun bir kadın olduğu halde Yunan seferine katılmış olmasını hayranlıkla karşılıyorum; kocası ölmüştü; oğlu küçüktü tyranlığı kendi yönetiyordu; girişken ruhu, erkekçe korkusuzluğu onu gereği olmadığı halde sefere katılmaya sürüklemişti. Adı Artemisia idi Lygdanis’in kızıydı; baba tarafından Halikarnassoslu ana tarafından Giritli’ydi. Halilarnassos’luların Kos’luların, Nisyros’luların ve Kolydnos’luların başına geçmişti. Beş gemi getirmişti ve bu donanma da Sidonlu gemicilerden sonra en ünlü gemiler onunkilerdi; bütün müttefikler içinde krala en iyi fikir veren oydu. Diğer kaptanların savaş istemelerine karşın Artemisia buna karşı çıkar ve gerekçeleri bildirir.
Etiketler:
artemis,
Artemis Tapınağı,
dünyanın yedi harikası
Babilin Asma Bahçeleri
Söylentiye göre kral bunu kraliçelerinden birini sevindirmek için yapmıştı. Bahçeler, bir piramit oluşturacak biçimde taraçalar halinde yükseliyordu ve her taraçaya dünyanın dört bir yanından getirilmiş ağaç ve çiçekler dikilmişti. Bu bitkiler asıl yapıyı gözden saklıyor ve sadece havada”asılı”gibi duran bahçeler görünüyordu.
Bazılarına göre Asma Bahçeler yerine büyük Babil Surları dünyanın ikinci harikasıdır. Kral Nabukadnezar’ ın Asma Bahçeler ile aynı zamanda yaptırdığı bu surların 100 mt.yüksekliğinde olduğu ileri sürülmüştür. Eski Babil kentini koruyan bu surların yerinde bugün yalnız M.Ö. 600 yılında yapılan bu yapı kat kat taraçalardan oluşuyordu. Bu taraçalarda türlü hayvanlar, minik çağlayanlar, bin bir ağaç ve bitki yer alıyordu. Bir tür yapay cennet olarak tasarlanmıştı. Kral Buhturnasr, çok bereketli bir ülkeden gelen eşi kraliçe Semiramis’in memleketi özlemi çekmesini önlemek için ona böyle bir armağan sunmuştur. Yüksek surlarla çevrilmiş bu bahçenin içindeki kanallarda kayıklar bile yüzebilmekteydi. ca bir yıkıntı vardır.
Etiketler:
babilin asma bahçeleri,
dünyanın yedi harikası,
Genel Kültür,
Tarih
Mısır Piramitleri – Dünyanın Yedi harikası
MISIR PİRAMİTLERİ
Etiketler:
dünyanın yedi harikası,
mısır,
mısır piramitleri,
Tarih
1 Mayıs 2012 Salı
Mısır Piramitlerinin Sırrı Nedir?
Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş tek yapı Mısır’daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.
Piramit şeklindeki yapılar sadece Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.
Dünyadaki Önemli Piramitler:
Piramit şeklindeki yapılar sadece Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.
- Keops Piramidi (145,75 metre)
- Mikerinos Piramidi(66,5 metre)
- Kefren Piramidi (143,56 metre)
- Sakkara Piramidi (63,17 metre)
- Maldum Snefru Piramidi (93,26 m)
- Dahahur Bent Piramidi (104,85 m)
- Dahahur Snefru P. (103,95 metre)
- Sakkara Pepi II P. (52,555 metre)
- Uxmal Tapınağı (Meksika)
- Teotehuacan (Meksika)
- Tiahuanaco (Bolivya)
- Dohan Tapınağı (Çin Halk Cumhuriyeti)
Etiketler:
dünyadaki önemli piramitler,
dünyanın yedi harikası,
gize piramitleri,
mısır piramitlerinin sırrı,
piramit nedir,
piramitler nasıl yapılır,
piramitlerin gizemi,
sfenks heykeli
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)