EMPERYALİZM ve HUKUK
Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluş Savaşı sonunda kurulmuştur. Kurtuluş
Savaşı ise emperyalizme karşı savaşılarak kazanılmıştır. Anayasa’nın
önsözünde, bu olgudan söz edilirken, “milli mücadele ruhu”nun
devletimize kaynak olduğu da açıkça belirtilmektedir. “Milliyetçilik”,
emperyalizme karşı verilmiş Kurtuluş Savaşı’nın bilincine sahip
olanların ulusal duygularıdır bu bakımdan.
Oysa, kavram tam tersine çevrilmiştir. Emperyalizmden, yabancı
sermayeden, hilafetten yana olanlarla, politika sahnesinde herrenge
girmeyi hüner sayanların aritmetik toplamına “milliyetçi” denilmektedir.
Milliyetçi olan ile olmayanı ayıracak en keskin ölçü, emperyalizme ve
sömürüye karşı takınılan tavır ile belirlenebilir.
Hatırlarsınız, bir zamanlar radyolarda “Köy Saati” adıyla bir program
yayınlanırdı. Bu programda ülke sorunları, köylü yurttaşlarımıza
anlaşılır biçimde anlatılırdı. Bu profram bazı çevrelerde tepkiyle
karşılandı ve program yapımcısı Abdullah Yılmaz, mahkemeye verildi.
Yılmaz’ın suçu, boraks madenlerinin devletleştirilmesini istemesiydi.
Yargılama sonunda Abdullah Yılmaz mahkum oldu. Gerekçesini öğrenmek
ister misiniz?:
- Emperyalizmi kötü göstermek…